PostHeaderIconGİRİŞİMCİLİK

 

Yeni ekonomi ortamından tüm sektörlerin ve firmaların etkilenmeye başladığı ayrıca yeni iş süreçlerinin ve üretim tekniklerinin oluştuğu görülmektedir. Bu yapısal değişimin temelini, sadece "yeni teknolojiler" değil, aynı zamanda farklı iş modellerinin, farklı üretim yapılarının ve teknolojik değişimlerin oluşmasında öncü rol oynayan "girişimciler" de oluşturur. Çünkü sürekli ve hızlı bir şekilde gelişen bilimsel ilerlemenin ve yeniliğin ışığında ortaya çıkan teknolojik fırsatları görebilen, bunların ekonomiye nasıl kazandırılabileceği konusunda projeler geliştiren ve bizzat gerçekleştirilmesi için uğraşanlar girişimcilerdir.

Girişimci,  kendisinin veya başkasının yarattığı yenilikleri ekonomiye kazandırandır.

Girişimcinin katkısı başlıca üç yönde olabilir:
(1) Üretim kaynaklarını yeni bir tarzda birleştirerek kullanılmayan üretim faktörlerinin kullanılmasını sağlar, ama daha önemlisi
(2) kullanılmakta olan üretim araçlarının ve mevcut girdilerinin değişik şekillerde kullanımı ile üretimi artırır. Üstelik 
(3)  girişimci yeni düşüncelerin yaratılması, yayılması ve uygulamasını hızlandırır.
Bir girişimcinin yaptıkları sonucu elde edilen başarı ya da başarısızlıklar diğer girişimcilere örnek olur, yol gösterir.

Her tür yenilik, örgütün fonksiyonlarını ve kaynak dağılımlarını etkileyeceği ve iyileştireceği için önemlidir. Bununla birlikte, doğal olarak radikal yenilikler potansiyel olarak daha çok kazanç ya da toplumsal fayda getirecekleri için bu tür girişimcilik daha cazip olacaktır. Bu yüzdendir ki, yeni teknolojileri geliştiren girişimcilik tüm ekonomi programlarında en ön sırayı alan girişimcilik türü olmuştur. Yeni teknolojilere dayanan girişimcilik üç sebepten dolayı daha çok kazanç ve toplumsal fayda oluşturmaktadır: 

(1)  Yeni endüstrilerin doğmasına yol açar, 
(2)  teknolojileri kullanan sektörlerde verimliliği artırır ve
(3) hızla büyüyen sektörler oldukları için ekonomik büyümeyi hızlandırır.

Ekonomik büyümeyi başaran ülkeler incelendiğinde görüldüğü gibi, endüstriyel yapının iyileştirilmesi,  rekabet gücünün artırılması, ekonomik büyümenin hızlandırılması, istihdamın artması ve gelir düzeyinin iyileştirilmesi için ekonomik yapının girişimci ve yenilikçi olması gerekir. Bu yüzden, ekonomik canlanmayı sağlamak ve sık sık sürüklendiği krizlerden kurtulmak için Türkiye’nin günü kurtaran geçici çözümler değil, uzun vadeli bir çıkış yolu bulması gerekir ve bu yol girişimcilikten geçmektedir.

Girişimi direkt olarak etkileyecek olan beş temel faktöre dayandırılmıştır:

(1) insan kaynakları,
(2) finans,
(3) yasal düzenlemeler,
(4) sosyal, kültürel ve politik altyapı ve
(5) girişimci teşvikleri ve destek mekanizmaları.

20’nci yüzyılda ortaya çıkan girişimcilik teorisine göre, girişimci risk alarak yenilik (innovation) yapan kişidir. Diğer bir deyişle,  girişimci,  fırsatları gözleyen ve onları bulduğunda her tür riski alarak gerçekleştirmeye çalışandır.

 

İLETİŞİM

an image
Başkent Üniversitesi TEKMER.
Eskişehir Yolu 20. Km Ankara
E-posta: tekmer@baskent.edu.tr

Telefon: (312) 246-6666 / 1165

Google Harita Üzerinde Göster